Girne Amerikan Üniversitesi

Prof. Dr. Tutku Akter Gökaşan’ın Yapay Zekâ ve Dijital Yabancılaşma Makalesi Public Journal of Semiotics’te Yayına Kabul Edildi

Haberler

GAÜ'DEN

Prof. Dr. Tutku Akter Gökaşan’ın Yapay Zekâ ve Dijital Yabancılaşma Makalesi Public Journal of Semiotics’te Yayına Kabul Edildi

Çalışma, Siri, Google Assistant, Alexa ve Bixby gibi sanal asistanları platform kapitalizminin ideolojik arayüzleri olarak yorumluyor.

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tutku Akter Gökaşan’ın, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gürkan Gökaşan ile birlikte hazırladığı makale, Lund Üniversitesi bünyesinde yayımlanan Public Journal of Semiotics (PJOS) tarafından yayına kabul edildi.

“AI-Driven Personal Virtual Assistants and Digital Alienation: Ownership, Ideology, and Subject Formation in Platform Capitalism” başlıklı çalışma, yapay zekâ destekli kişisel sanal asistanları yalnızca kolaylık sağlayan araçlar olarak değil, platform kapitalizminin ideolojik “arayüzleri” olarak ele alıyor.

Mülkiyet bir anlam sistemi olarak

Makale, sanal asistanların arkasındaki şirket yapılarının, mülkiyet ilişkilerinin ve platform ekosistemlerinin; yardım, kişiselleştirme, yakınlık, tarafsızlık ve güven gibi kavramları nasıl biçimlendirdiğini tartışıyor. Yazarlara göre mülkiyet yalnızca ekonomik bir ilişki değil, şirketlerin meşruiyet kazandığı bir anlam sistemi.

Kuramsal ve yorumlayıcı nitelikteki çalışma, kullanıcılar üzerinde ampirik bir araştırma yürütmüyor. Marx’ın yabancılaşma kuramı, Althusser’in çağırma (interpellation) kavramı, Gramsci’nin hegemonya kavramı ile Saussure ve Barthes’ın göstergebilimi çalışmanın çerçevesini oluşturuyor.

Dört asistan, dört platform mantığı

Makalede dört asistan karşılaştırmalı olarak inceleniyor. Buna göre Siri bütünleşik ve kapalı bir ekosistemi, Google Assistant bilgiye algoritmalar aracılığıyla erişimi, Alexa bulut tabanlı tüketimi ve ev içi altyapıyı, Bixby ise birbirine bağlı cihazlara bağımlılığı gündelik ve olağan hâle getiriyor. Yazarlar, bu asistanların birbirinin yerine geçebilen araçlar olmadığını, her birinin ait olduğu platformun mantığını taşıdığını vurguluyor.

Dijital yabancılaşma

Çalışma, sanal asistanların yeni bir yabancılaşma biçimi yaratmadığını, dijital kapitalizmde zaten var olan yabancılaşma süreçlerini yoğunlaştırdığını ve yeniden düzenlediğini savunuyor. Kullanıcı kişisel ve samimi bir hizmet deneyimi yaşarken, sesi, tercihleri ve gündelik alışkanlıkları sahibi olmadığı ve denetleyemediği şirket altyapılarında veriye dönüşüyor. Yazarlar, “yardım” ve “kişiselleştirme” dilinin bu mülkiyet ilişkilerini görünmez kıldığına dikkat çekiyor.

Kabul, derginin baş editörü Jordan Zlatev tarafından yazarlara bildirildi. Makale yayın hazırlığı aşamasına alındı.